Toplumsal Değişme ve Eğitim: Bilgi, Mekân, Aktörler, Süreçler ve Araçlar (Bilgi Sosyolojisi Bağlamında Bir Değerlendirme)

Author:

Number of pages: 60-82
Year-Number: 2020-Aralık 2020

Abstract

Bilgi, üretildiği zaman, mekân, ortam, bağlam, gerekçe, üreten ve muhatabı, oluşma ve dağılma süreci, etkisi, kalıcılığı vb. bütün parametrelerden bireysel bir konu olmaktan çok toplumsal bir unsurdur. Dolayısıyla bilginin oluşumu, dağılımı ve öğretimi toplumsal değişmenin sonuçları olabildiği gibi sebepleri de olabilmektedir. Geçmiş yüzyıllar hatta on yıllar öncesiyle kıyaslandığında bilginin oluşma, işlenme, dağılma, öğretime uygun hale getirme (programlama)nin tamamında ciddi değişikliklerin olduğu açıkça görülmektedir. Örneğin kitlesel bilgi yayma araçlarının günümüzle kıyaslanamayacak kadar sınırlı olduğu dönemlerde bilgi, toplumda küçük bir zümrenin uğraşı ve ulaşabileceği bir üst birikimi ifade etmektedir. Günümüze gelindiğinde ise matbaayla başlayan ve internetle geçmişte hayal bile edilemeyen seviyeye gelerek her türlü bilginin dağıtımını kolaylaştıran gelişmeler, klasik bilme ve öğretim tarzlarının tamamı üzerinde ciddi dönüşümler meydana getirmiştir. Bilginin üretimi ve aktarılmasında meydana gelen teknolojik kolaylıklar, klasik eğitim sisteminde yer alan önemli aktörleri de dönüştürmüş, onların önceki rollerinin bir kısmının etkisizleşmesini sağlayarak bazı durumlarda statülerinin de buna bağlı olarak aşağıya doğru düşmesini sağlamıştır. Zira açıkça görülmektedir ki, ilim adamı ya da öğretmen, artık birçok konuyu bilen üst bilgi sahibi olduğu için toplumsal statüsü yüksek olan biri olmaktan ziyade, birçok bilgiden bir kısmını bilen ve bunlar içerisinde ancak küçük bilgi alanları hakkında derinliği olan bir uzmana dönüşmüştür. Bilginin dolaşımı ve etkili öğretimi hususunda teknolojinin kullanılmasında gelinen noktada öğretici, bilgiyi öğrenen, muhafaza eden ve aktaran rollerinin birçoğunu makinalara ve yazılımlara terk etmek durumunda kalmış ve kalmaya devam edeceğe benzemektedir. EBA türü bilişim ağlarının gün geçtikçe öğretimin vazgeçilmez parçası haline gelmesi, gelecekte yapay zekâya sahip araçların neler yapabileceğiyle ilgili önemli ipuçları vermektedir. Bütün bu teknolojik ve bununla ilgili toplumsal değişimler, eğitimin konusunu, mekânını, yöntemini, kapsamını, araçlarını ve en önemlisi de aktörleri olan öğrencileri ve öğretmenleri ciddi anlamda değiştirmekte ve değişime zorlamaktadır. Teknolojik gelişmeler sayesinde alıştığımız öğrencisiz sınıflar, gelecekte öğretmensiz sınıfların yaygınlaşacağının habercileridirler. Bütün bunlar, eğitim-öğretimi, öğretim programlarını, öğrenciyi ve öğretmeni rol ve işlevleri bakımından tekrar düşünmemiz gerektiğini göstermektedir.

Keywords

Abstract

Knowledge, -the time and the place of its production; its environment, context, justification process, producer and interlocutor; its formation and distribution process, its impact and permanence, etc.- with its all parameters, is a social factor rather than an individual issue. Therefore; the formation, distribution and teaching of knowledge can be the consequences of social change as well as its causes. Compared to the past centuries or even decades ago, it is clear that there are serious changes in the formation, processing, dissemination and programming of knowledge. For instance, in times when mass information dissemination tools were in comparably limited, knowledge had referred to the profession of a small group in the society and to a meta-accumulation that can be reached only by this elite group. When it comes to the present day, the developments that started with the printing press and reached an unimaginable level with the internet have brought about serious transformations in the distribution of all kinds of knowledge and all classical learning and teaching styles. Technological conveniences in the production and transmission of knowledge have transformed the important actors in the classical education system; causing some of their previous roles to become ineffective; and correspondingly; even in some cases their status has been reduced downwards. Because it is clearly seen that the scientist or instructor has turned into an expert who knows some of many knowledges and has depth only about small fields of knowledge, rather than being a person with a high social status because he has meta-knowledge of many subjects. In the present situation, in the use of technology in the circulation and effective teaching of knowledge, the instructor has had to abandon many of his roles of learning, maintaining and transmitting knowledge, to machines and software systems, and it is likely to remain. The fact that the EBA-type information networks are becoming an indispensable part of teaching provides important clues about what tools and devices with artificial intelligence can do in the future. All these technological and related social changes also seriously change the subject, space, method, scope and tools of education; and most importantly and consequently it transforms its actors- students and teachers- and continues to force them to change. The student-free classes that we are used to, thanks to technological developments, are the harbingers of the spread of classes without teachers in the future.  All these show that we need to rethink education and training programs, students and instructors in terms of their roles and functions.

Keywords